duygu akkın 1 Takipçi | 1 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (9)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (1)

..

2011-03-27 19:54:00

  Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.  Işığı gördüm, korktum.  Ağladım.     Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.   Karanlığı gördüm, korktum.   Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. ..   Ağladım.     Yaşamayı öğrendim.   Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;  aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim    Zamanı öğrendim.   Yarıştım onunla...   Zamanla yarışılmayacağını,   zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...     İnsanı öğrendim.   Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...   Sonra da her insanın içinde     iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.     Sevmeyi öğrendim.   Sonra güvenmeyi.. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,   sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim      İnsan tenini öğrendim.       Sonra tenin altnda bir ruh bulunduğunu. ..   Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim..   Evreni öğrendim.   Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.   Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni     aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.     Ekmeği öğrendim.   Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.   Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,   bolca üretmek kadar önemli olduğunu &... Devamı

filth & wisdom

2011-03-27 19:50:00

  Ben, öldüğümde, doğruca cennete gideceğim... ...siz de şimdi "Niye?" diye soracaksınız. Yeterince dua mı ettim? Hayır. Yeterince paylaştım mı? Pek sayılmaz. Yeterince alçakgönüllü müydüm? Kesinlikle değildim. "Peki, cennete gideceğinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye soracaksınız. Ben de şunu söyleyeceğim: Çünkü doğruları konuştum.     İnsanlık, iki sınıfa ayrılmış gibidir. İyi olmaya çalışan insanlar ve kötü olmaya çalışan insanlar. Ama bence, arada o kadar fark yok. Çünkü tüm hayatını bir aziz gibi geçirirsen... ...eninde sonunda, tam tersi bir hayat istersin ve çöldeki bir vaha gibi... ...murdarlık ortaya çıkar. Tüm hayatını, bok içinde geçirirsen... ...eninde sonunda, bilgeliği ararsın. Domuzun, mantar aradığı gibi. Murdarlık ve Bilgelik. Bunlar bir paranın iki yüzü. Sana hangi tarafı gelirse gelsin... ...o taraf, eninde sonunda seni kurtuluşuna götürecektir.     Benim memleketimde, bir söz vardır: Kim bıçağı yalarsa, sonunda dilini keser. Yani, eğer arınmak istiyorsan, önce cehenneme gitmen lazım.     Evinde olmayan adam, suçludur.     Görmeyi bıraktığım gün, yazmayı bıraktığım gündür.     Sorun, vücudumuzun para dolu bir kumbara olması... ...ama sürekli boş hissettirmesi, dolu olduğunda bile. Eninde sonunda, kendini patlayacak gibi hissetmen.     "Gerçek güzelliğin âşıklarını bulmak için tüm dünyayı gezdim... ...aslında hiç yoktular." Ben, "Seyyahla... Devamı

korkuyu beklerken(oğuz atay)

2011-03-27 19:46:00

  Garip kaderime gülümsedim; ayanaya bakarak tabii. Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden? Unuttum. Dur, hayır; unutmadım.      Yalnız kaldıkça, yalnız kalmaktan korktukça... Aynadan uzaklaştım; fakat, bilmiyordum, böyle bir düşünceydi. Köpekler sinirimi bozdu, şimdi kendime gelirim. Buldum: Yalnız kalmaktan korktukça yalnızlığım artıyor.      Bu sefer gerçekten gülümsedim işte. Her şeyimi kaybetmedim daha; çıkmayan candan ümit kesilmez, havlayan köpek ısırmaz. Hay allah kahretsin!     (...) Geç kalmıştım. Burada paslanıp gidiyordum; hafızam paslanmaya başlamıştı bile. Yalnızlık, hafızayı zayıflatıyordu. Elbette! Kimseyle konuşmuyordum ki.      Sonunda, bakkal çırağıyla konuştuklarım dışında her şeyi unutacaktım. Konuşmalıydım, bağırmalıydım, öğrenmeliydim. Mektupla doktora yapmalıydım; mektupla doçent, mektupla profesör olmalıydım. Resim bilgimi, genel kültürümü mektupla ilerletmeliydim.      Mektupla bir üniversiyete öğretim üyesi olmalıydım; belki bir süre sonra da mektupla üniversitede ders vermeye başlamalıydım. Her şeyden önce konuşmalıydım.      Ayağa kalktım. Hemen başlamalıydım, bir şeyler söylemeliydim. Konuşmayı unutmak üzereydim. Kendimi anlatmalıydım. Kendimi göstermeliydim. Bir yerlere başvurmalıyım.      Muhterem efendim, acaba bir gün, bu acıklı şeyleri yüzyüze konuşabilecek duruma gelebilecek miyiz – insanlığın durumu gelebilecek mi? - demek istedim.      Daha iyi olabilecek miyim? Demeye dilim varmıyor, buna cesaret edemiyorum. Çünkü, denedim... Devamı